Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalık nedir?

Belirtileri çoğunlukla cinsel organlarda görülen ya da hiç belirti göstermeden kronikleşen, iki insan arasında oluşan cinsel nitelikli, yakın temasla bulaşan mikrobik (bakteri, virüs, parazitlere bağlı) hastalıklara CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIK denir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar neler? 

Bakteriyel cinsel yolla bulaşan hastalıklar

  • Bel Soğukluğu (Gonore)
  • Bakteriyel Vajinoz
  • Yumuşak Yara
  • Kasık Granülomu
  • Sifiliz (Frengi)
  • Klamidya Mikoplazma

Viral cinsel yolla bulaşan hastalıklar

  • Genital Herpes
  • Genital Siğiller
  • Molluscum contagiosum virusü (MCV) enfeksiyonu
  • Hepatit B
  • Hepatit C
  • Sitomegalovirus (CMV)enfeksiyonu
  • İnsan bağışıklık eksikliği virusu sendromu (HIV)

Parazitik cinsel yolla bulaşan hastalıklar

  • Protoozonlar
  • Trichomonas Vaginalis
  • Entamovanos Vaginalis
  • Giyardiyazis (Giyardiyoz)
  • Ektoparazitler
  • Kasık Biti
  • Uyuz
  • Mantar Enfeksiyonları

Türkiye’de görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar

  • Belsoğukluğu (Gonore)
  • Frengi (Sifiliz)
  • Genital Klamidya Hastalığı
  • HIV Enfeksiyonu ve AIDS
  • Genital Herpes (Uçuk)
  • Hepatit B
  • Hepatit C
  • Genital Siğil
  • Trikomonas Hastalığı
  • Uyuz
  • Cinsel Bölgede Bit 

Gonore (Bel Soğukluğu) nedir?

Cinsel yolla bulaşan, erkeklerde dizüri ve üretral akıntı ile kendini gösteren, kadınlarda ise genellikle yakınmasız seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır.

Etken Neisseria gonorrhoeae’dır. Gram negatif koktur. Kahve tanesine benzer şekilde, çiftler halinde bulunurlar. Bazıları kapsüllüdür. Sadece insanlarda hastalığa yol açarlar.

Tanı: Yerel enfeksiyonlarda tanı akıntının gram boyaması ve kültürüne bağlıdır. Erkekte üretral bir akıntıda polimorfonükleer lökosit (PNL)’ler içinde gram negatif diplokokların görülmesi tanı için yeterlidir. Kadınlarda tek başına gram boyamanın yorumlanması zorluk yaratabildiğinden kültür gereklidir.

Tedavi: Komplikasyonsuz gonokok enfeksiyonlarında tercih edilen tedavi seftriakson’dur.

Hasta penisiline allerjik ise, spektinomisin veya siprofloksasin kullanılmalıdır.

Tedavi tamamlandıktan bir hafta sonra gonokokların var olup olmadığını saptamak için kültür gönderilir.

Sifiliz (Frengi) nedir?

Bakteriyel etkenli (Treponema pallidum), sık görülen cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Erkek ve kadınlarda her yaşta ortaya çıkabilir.

Tanı: Karanlık saha mikroskopisi: Primer şankr, condilomalata ve müköz lezyonlardan alınan örneklere uygulandığında doğru ve tekrarlanabilir sonuçlar vermesi, hızlı ve ucuz olması nedeniyle tercih edilen bir tanı testidir.

Materyal alma işlemi esnasında bölge sabun ve antiseptik solüsyonlar ile temizlenir. Az ve genital bölgeden alınan örneklerde sifiliz etkeni olmayan treponemalar bulunabilmektedir. Karanlık saha mikroskobik incelemesinin negatif sonuç vermesi hastalığı ekarte ettirmez, en az üç kez tekrarlanmalıdır.

Tedavi: Sifilizin ilk dönemlerinde tedavisi genellikle kolay olmaktadır. Penisilin veya diğer antibiyotikler ile bir seneden daha kısa sürede iyileşme sağlanabilmektedir. Ancak uzun yıllar sifiliz taşıyan hastalarda tedavi süresi uzamaktadır.

Yapılan antibiyotik tedavisi sifilizin yok edilmesini hedef almakta olup, hastalığın organlarda bıraktığı zarar geri döndürülememektedir. Ayrıca sifiliz lezyonları tamamıyla geçene kadar cinsel ilişkiden uzak durulması gerekmektedir. Sifiliz hastalarının, cinsel ilişkiye girdiği tüm partnerlerini hastalıkla ilgili bilgilendirmesi gerekmektedir.

Klamidya nedir?

İnsan göz ve genital organlarında infesksiyona neden olan sık görülen bir patojendir. Ç. Trachomatis sadece insan hücreleri içinde yaşayabilir.

Her sene ABD’de yaklaşık 4 milyon Klamidya vakası görülür. Klamidya semptopmları her enfekte olan kişide görülmeyebilir. Klamidya taşıyan erkeklerin yaklaşık yarısı ve kadınların dörtte üçü belirti vermez ve enfekte olduklarını bilmezler.

Tanı: Chlamydia enfeksiyonun kesin tanısı genellikle vajinal akıntı ve kaşıntı şikayetleri ile jinekolojik muayeneye gelen hastalarda alınan servikal kültür örneğinin incelemesi ile konur. Chlamydia saptanan kişilerin son bir hafta içinde ilişkide olduğu bireyler de taramadan geçirilmelidir.

Tedavi: Klamidya tedavisinde en çok tetrasiklin ve doksisiklin grubu antibiotikler tercih edilir.

HIV/AIDS nedir?

AIDS, HIV etkeni nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. AIDS sözcüğü, İngilizce Acquired Immune Deficiency Syndrome (Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.

HIV bağışıklık sistemine nüfuz ederek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini yok eder. AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır ve bu süreçte ölümcül enfeksiyonlara ve kansere sıklıkla rastlanır. Kanında HIV taşıyan kişiye HIV pozitif denir. Kavram bütünlüğü sağlamak açısından yaygın olarak HIV/AIDS birleşik terimi kullanılır.

Tanı: HIV enfeksiyonunun ön tanısı antikorların ELİSA ile saptanması ile konur.

Tedavi: Bugün dünyada tedavi araştırmalarına en fazla ödenek veya para ayrılan; üzerinde en çok araştırma yapılan hastalıklardan bir tanesi ve belki de birincisi AIDS’tir. Ama bütün bu çalışmalara rağmen maalesef bugün ne tam anlamıyla koruyucu tam bir aşı üretilebilmiş ne de % 100 tedavi diyebileceğimiz bir tedavi bulunabilmiştir.

Herpes Genitalis nedir?

Erkek ve Kadın genital organları ile anal bölgede görülen ağrılı, veziküler lezyonlar ile karakterizedir.

Tanı: En önemli tanı yöntemi lezyonlardan alınan virüsün hücre kültüründe üretilerek yalıtılmasıdır. ELİSA testi ile tanı konulur.

Tedavi: Tedavisinde seçilecek ilaç Asiklovirdir. 

Hepatit B nedir?

Hepatit B, karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden bir tanesidir.

  • Meydana getirdiği hastalık, çok ağır tablolara neden olabilir.
  • Bu virüs, esas olarak karaciğerde yerleşir, orada çoğalır ve zamanla karaciğeri tahrip edecek boyutlara ulaşabilir.
  • Hepatit B bulaşıcı bir hastalıktır ve ülkemizde çok önemli bir sağlık sorunudur.

Tanı: HBV Enfeksiyonunun erken saptamasında kullanılacak olan en önemli test HBSAg’dir.

Tedavi: Kronik B hepatit enfeksiyonlarının tedavisinde alfa interferon klinik olarak kullanışlıdır. Korunmada aşı veya hiperimmünglobülin ya da her ikisinin birlikte kullanılmasını içerir.

Hepatit C nedir?

Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur. Hastalığa, hepatit C virüsü (HCV) sebep olur. Hepatit C, genellikle herhangi bir belirtiye sahip değildir ancak kronik enfeksiyon, karaciğerde yara oluşumu ve uzun yıllar sonra siroza sebep olabilir.

Aynı zamanda, bazı durumlarda, sirozlu hastalarda, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri ya da ölümcül kanamaya sebebiyet verebilecek, yemek borusu ve midedeki damarlarda aşırı şişmeye yol açabilir.

Tanı: HCV enfeksiyonunda tanı, ELISA testinde HCV’ye karşı antikorların saptanmasıyla konur.

Tedavi: Akut Hepatit C’de Tedavi: Genel olarak farkında olmadan geçirilmesi sebebi ile hepatit C akut (yeni) dönemde tedavi edilmeden atlanır. Ve çoğu hastada virüs kronikleşmiş (müzmin) bir enfeksiyon halinde iken tespit edilir. Ancak bu hastalıkta birçok bilim adamı akut dönemde yakalanan hastalığa anti-viral tedavi uygulandığında hastalığın kronikleşmeyeceği inancındadır. Yapılan çalışmalarda akut dönemde yakalana ve 6 ay boyunca interferon tedavisine alınan hastaların % 98 de hastalığın kandan tamamen kaybolduğu, ve karaciğer enzimlerinin normale döndüğü saptanmıştır.

Kronik Hepatit C’de Tedavi: Kronik hepatit C tedavisinde 2 ilaç kullanılır. Bunlar ribavirin ve interferondur. Yapılan yeni çalışmalarda daha uzun etkili olan bir interferon çeşidi peginterferon ile ribavirinin bir arada kullanılmasının çok iyi sonuçlar ortaya çıkardığı görülmüştür.

HPV (Human Popilloma Virus) nedir?

HPV, genital bölge ve mukoza enfeksiyonları yapan, “condyloma acuminatum” adı verilen siğil şeklinde lezyonların oluşumuna neden olan ve servikal kanserle ilişkili olduğu kesin olarak saptanmış bir virüstür. Yaklaşık 100 farklı genotipi bulunan bu virüs vücuda girdiğinde hücre içine yerleşmekte ve immün sistemin zayıfladığı dönemlerde ortaya çıkmaktadır.

Tanı:

Patolojik Yöntemler

  • Pap Smear
  • Kolposkopi

Moleküler Yöntemler

  • HPV DNA PCR
  • HPV DNA Genotipleme

Tedavi: HPV enfeksiyonları tedavi edilmez; tedavi HPV ile ilişkili lezyonlara yöneliktir. Genital siğiller ve servikal, vajinal ve vulvar kanser öncüllerinde tedavi seçenekleri lezyonu uzaklaştırmak için çeşitli lokal yaklaşımları içerir (örneğin; kriyoterapi, elektrokoter, lazer tedavisi ve cerrahi eksizyon). 

Trikomonas Hastalığı (Trikomoniyaz) nedir?

Trikomonas enfeksiyonuna, «Trikomonas Vaginalis» denilen bir protozoon neden olur. Bu hastalık erkeklerde üretrada, kadınlarda ise vajina ve servikste görülür.

Tanı: Trikomonas idrar ve üreme yollarının bütün hastalıkları ile karışabilir. Şu öykü ve bulgular yol gösterici olabilir;

  • Kadında, sarı-yeşil, kötü kokulu, köpüklü vajinal akıntı ve karın ağrısı
  • Spekulumla incelemede servikste peteşiyal hemoraji (çilek serviks)
  • Erkekte, yakın dönemde üretral akıntı nedeniyle alınan antibakteriyel tedaviye rağmen semptomların ortadan kalkmaması

Tedavi: Trikomonasa etkili olduğu bilinen antibakteriyel, antiprotozoal bir ajan kullanılır. Diğer antibiyotiklerin etkisi yoktur. Eşler birlikte tedavi edilmelidir. 

CYBH nasıl bulaşır?

HIV (AIDS): Kan, semen, pre-seminal sıvı, vajinal sıvı, anne sütü

Hepatit B – C: Kan, semen, pre-seminal sıvı, vajinal sıvı

HPV (Genital Siğil): Deri teması, kontamine eşya, genel tuvalet ve duşlar

Klamidya: Kan, semen, pre-seminal sıvı, vajinal sıvı

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın ve enter'a basın;