Kanser önlenebilir bir hastalıktır! Erken teşhis hayat kurtarıcıdır!

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ayhan Arslan kanseri, türlerini ve tedavi yöntemlerini anlatıyor.

Kanser, hücrelerde DNA’nın hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalmasıdır. Günde vücudumuzda (DNA’da) yaklaşık 10.000 mutasyon olmasına rağmen immün sistemimiz her milisaniye vücudumuzu tarar ve kanserli hücreleri yok eder.

Kanser hücreleri, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Kanser hücreleri toplanarak urları (tümörleri) oluştururlar, tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler ya da tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.

Kanserler oluşmaya başladıkları organ ve mikroskop altındaki görünüşlerine göre sınıflandırılırlar. Farklı tipteki kanserler, farklı hızlarda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarının tedavisinde, var olan kanser türüne göre farklı tedaviler uygulanır. Her kanser aynı yapıya sahip değildir.

Lösemi bir çeşit kanser olmasına rağmen genellikle tümör oluşturmaz. Bunun yerine kanser hücreleri kan ve kan yapan organları (kemik iliği, lenfatik sistem ve dalak) tutarlar.

Kanser kaynak aldığı vücut kısmına ve mikroskobik görünümüne göre isimlendirilir. Örneğin: meme kanseri, akciğer kanseri, deri kanseri, mide kanseri gibi. Değişik tipteki kanserlerin büyüme hızları, yayılma şekilleri ve farklı tedavilere verdikleri cevap da değişik olur. Bu nedenle kanserli hastalarda tedavi de hastalığın tipine göre düzenlenir.

Sıra dışı belirti veya bulgulardan herhangi biri, iki haftadan daha uzun bir süreden beri mevcutsa; hekime başvurulması gerekir. Bunlar kansere bağlı olmayabilir. Ancak bir hekim tarafından değerlendirmenin yapılması gerekir. Hekime müracaattaki amaç; hasta­lığın bir an evvel teşhis ve tedavisini sağlamaktır.

Kanserin Sebepleri

Kanserin esas nedeni hücre bölünmesi esnasında DNA replikasyonunun (eşlenmesi) hatalı olması sonucu hücrenin farklılaşmasıdır. DNA replikasyon anormalisine sebep olduğu sanılan birçok faktör mevcuttur ve bunlara predispozan (hazırlayıcı) faktörler denir. Hücre bölünmesi, doku tamiri ve yenilenmesi amacıyla yapılır. Doku tamiri ve yenilenmesini hızlandıran tüm etmenler aslında bir kanser hazırlayıcısı olabilir.

X-ışınları, gama ışınları, radyoaktif maddelerden yayılan partikül radyasyonları ve ultraviyole ışınları gibi iyonize edici radyasyonlar kansere zemin hazırlamaktadır. Bu radyasyonların etkisi altında doku hücrelerinde oluşan iyonlar yüksek derecede reaktif olduklarından DNA zincirlerini kopararak mutasyona sebep olmaktadır.

Bazı kimyasal maddelerin mutasyon potansiyeli yüksektir. Mutasyona neden olan kimyasal maddelere kanserojenler denir. Anilin boya türevleri, sigara dumanındaki çok sayıdaki kimyasal, metilmetakrilat, asbest, silika tozları, kömür ve alçı tozu bunlara örnektir.

Günümüzde, toplumda en büyük sayıda kansere neden olan kanserojenler sigara dumanında bulunmaktadır.  Fiziksel olarak tahriş edici maddeler de kansere neden olmaktadır. Dokuda oluşan harabiyet hızlı bir mitoz faaliyetiyle tahrip olan hücrelerin yerine yeni hücreler oluşturur. Mitoz ne kadar fazla ve hızlı olursa mutasyon riski o kadar artar.

Birçok ailede kanserin ortaya çıkması kalıtsal bir durumdur. Bu olay belki de birçok kanser tipinde kanserin oluşmasından önce birden fazla mutasyona ihtiyaç olduğu gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Kansere özellikle yatkınlığı olan bu ailelerin kalıtsal genomlarında bir veya daha fazla mutasyona uğramış gen bulunmaktadır. Bu yüzden böyle şahıslarda kanser büyümeye başlamadan önce çok daha az sayıda ilave mutasyon olması, kanseri başlatmak için yeterlidir.

Kadınlarda en çok meme, rahim ve kalın bağırsak kanseri; erkeklerde ise en çok akciğer, prostat, mide ve kalın bağırsak kanserleri görülmektedir. Tüm kanserlerin %16’sı, tüm kanser ölümlerin,  erkeklerde %35, kadınlarda %19 akciğer kanseri nedeniyledir. Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.

Kanserin görüldüğü diğer yerlerin yüzdelik oranları;

  • Beyin ve omurilik %1
  • Cilt %10
  • Genital bölgeler: erkeklerde %20, kadınlarda %8
  • Meme  %14
  • Sindirim sistemi %25
  • Solunum yolları: erkeklerde %2, kadınlarda %3
  • Karaciğer ve safra kesesi %3
  • Diğer organlar %8

İyi huylu ve kötü huylu tümörler

İyi huylu (benign) tümörler kanser değildir. Komşu bölgelere yayılmazlar, sınırları belirgindir, komşu dokuları eritmezler. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. 

Kötü huylu (malign) tümörler ise kanser olarak adlandırılır. Komşu organ ve dokulara yayılırlar, kemik doku ile karşılaştıklarında onu dahi eritirler, sınırları belirsizdir. Lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılırlar. 

Kanser Tedavisi

Kanser tedavisi tutulan organa ve belirlenen tedavi şemalarına göre konunun uzmanı doktorlar tarafından yapılır.

Genel bilindik kanser tedavileri 5 çeşit yolla yapılır:

Cerrahi : Kanserli dokuyu ve çevresindeki invazyon riski taşıyan bir miktar sağlıklı dokuyu alıp çıkartmak. Bazı durumlarda kanserli dokuyu cerrahi müdahale ile çıkartmak imkânsız olabilir. Bu durumda radyoterapi veya kemoterapi uygulanır.

Radyoterapi : Işın tedavisi. Uygun dozda ışın uygulayarak kanser hücrelerinin öldürülmesi işlemidir.

Kemoterapi : Kanser hücrelerini öldürmek üzere ilaçlar kullanılmasıdır.

Alternatif tıp : Bağışıklık sistemini güç vermeyi, asıl tedaviye destek olmayı amaçlayan ancak marjinalliğe açık olması nedeniyle, güvenilirliği ve etkinliği kontrollü deneylerle ispatlanmamış ön-tıbbi yöntemlerdir.

İmmünoterapi : Bağışıklık sistemi hücrelerinin kansere karşı etkin bir şekilde kullanılmasıdır. Örneğin idrar kesesi kanserinde kullanılan BCG uygulaması.

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın ve enter'a basın;