Postaya Düşenler: Bedeniniz ağırlaştıkça ruhunuzda ağırlaşıyor!

Aylar öncesi olmasına rağmen hissettiklerim, düşündüklerim, kaygılarım dün gibi aklımda. 115 kilo bir adam vardı o gün, kilosuyla yüzleşmekten korkan, tartılmadıkça kilosunu yok sayan. Bir hafta öncesinde ani bir kararla ve arkadaşım vasıtasıyla Sinem Hocamla tanıştığım gün bu kadar mutlu ve umutlu değildim.

Hayat felsefem; kötü düşüneyim ki iyi sonuçlanırsa mutluluk seviyem en üst noktaya ulaşsın. Beklentiyi düşük tutmak her zaman iyidir. Ama o gün ciddi anlamda umutsuz mutsuz “yok olmaz da denemekten ne çıkar” diyerek diyetisyene gelmiş bir adam vardı. Kafası karışık, 115 kilo, 40 yaşında genç bir adamsınız farklı bir ruhaniyete bürünüyorsunuz. Bedeniniz ağırlaştıkça ruhunuzda ağırlaşıyor ve o ağırlık yerçekimiyle birleşince yerinizden kalkmak istemiyorsunuz. Kilo aslında “İnsan kendini nasıl mutlu hissediyorsa” deyip geçiştirilecek bir şey değilmiş. Kilo insanın özgüvenine ket vuran, bir adım geride tutan psikolojiyi de fazlaca etkileyen bir faktörmüş. Yeni yeni anlıyorum, sanki yükümü attıkça yeniden doğuyorum.

Aslında küçüklüğümden bu yana hep iri, kilosu olan ama bunun problem seviyesine ulaşmadığını düşünen ve halinden memnun biriydim. Taa ki son 1 senede bana yeni ve hızlı kilolar ekleninceye dek. Şuan “İyi ki almışım onları, onlar benim uyanma kilolarım” desem de o zamanlar böyle düşünmüyordum tabi ki.

Annemin ara ara “Genç erkeksin kilona dikkat et” demelerini hatırlıyorum. Tam anlamıyla karar vermekten korkuyordum. Karar vermek sonrasında arkasında güçlü durabileceğim uzun ve zorlu bir süreç demekti. Başladığım işi yarım bırakmak gururumu kırardı ve irademin ne seviyede olduğunu bilmiyordum. Birkaç hafta sonra arkadaşım Mustafa, Sinem hocamdan bahsedince tamam dedim bir hamle yapmanın zamanı galiba ne kadar yapabileceğime inanmasam da.
İlk günüm… En büyük pişmanlığım o gün bir başlangıç fotoğrafı çekilmemiş olmak. Bu hikayeyi daha güçlendirecekti çünkü tarifi zor olan tüm hislerim yüzümde, beden dilimde, duruşumdaydı. O fotoğraf sadece fiziki görünüş değil daha fazlası olacaktı.

Sinem hocam pozitifliği, gülen gözleri ve motive edici sözleriyle güzel bir başlangıç olmasını sağladı. Tartıya çıkıp kilomla sayısal olarak karşılaştıktan sonra moralim bozuldu ister istemez ama karşımda gayet tecrübeli bir insan vardı, benim de inanmamı sağlayan en büyük faktör o oldu. Diyetimi uygulamaya başladığım ilk haftada kararlılığımın gücünü ölçüyordum adeta. Çikolatalar, kekler, börekler bir süre bekleyebilirlerdi. Hedefe odaklandığınız andan itibaren onlar umurunuzda bile olmuyor. Yaz olması ve benim canı sıkıldıkça bir şey yeme arzusunda olan bir insan olmamdan ötürü ilk hafta biraz zorlandım diyebilirim. Alışkanlıklar var, 20 yıldır vazgeçilmemiş şeylerden vazgeçişin hiç zorlamaması gerektiği düşüncesine hiç girmedim. Zaten bekliyordum bunu. Bu haftada en ufak bir fire bile vermemeye çalıştım, saatlere sayılara çok dikkat ettim. İkinci gidişimi iple çekiyordum. Hocam ilk hafta “vücudun savunmaya geçebilir çok az da verebilirsin sonraki hafta düzelecektir” uyarısını yaptığı için ben yine en kötüsüne hazırlamıştım kendimi. Ama iyi bir başlangıç motivasyonum açısından elbette çok önemliydi. İkinci tartıya çıkışımda bir haftalık sürede 2.5 kilo gittiğini görünce daha bağlandım bu işe. Daha motiveydim, daha kolaydı benim için. Alışmış ve artık zevk alıyordum. Kendi yemeğimi yapıyorum, sayarak, ara öğün porsiyonlarımı hazırlarken biraz oyun gibiydi. Evet, ilginç gelse de her ne yapıyorsanız yapın zevk alarak yapmak sizi hedefinize yaklaştıran bir adım oluveriyormuş. Hem kilo verip hem de böyle yeni şeyler kazandım. Bence biraz da olayı farklılaştırmamak..Kendinize sürekli diyet yaptığınızı hatırlatırsanız bu sizi yoracak bu olayı normalleştirmek çok önemli. Ne kadar normalleştirirsek o kadar çok hayatımıza geçirebiliyoruz çünkü.

5 aylık bir süreçte 43 kilo verdim kendimi ve bana bu yolda yardımcı olan Sinem hocamı başarılı sayabiliriz. Kaç başarı aynı mutluluğu verebilirdi?

Sinem hocam binlerce kez teşekkürler…

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın ve enter'a basın;