Hastanemiz Beslenme ve Diyet Uzmanı Sinem KAYA SAVCI, kış mevsiminde bağışıklığımızı güçlendirmeye yardımcı olan besinler hakkında bilgi verdi

Kışın kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde bağışıklığımızı güçlendiren yiyeceklerle ilgili hastanemiz Beslenme ve Diyet Uzmanı Sinem KAYA SAVCI merak edilenleri yanıtladı.

 Kışın vücudumuzun bağışıklığı neden düşer?

Havaların soğumasıyla beraber hem bağışıklık sistemimiz hem de metabolizmamız yavaşlar.  Böyle olduğu sürece de bu kez yetersiz beslenmeyle beraber, fiziksel aktivitelerimiz azalmaya başlıyor ve su tüketimimiz azalıyor. Bu üç faktör de metabolizmamızı ve bağışıklık sistemimizi yavaşlatıyor. Beslenme şeklimizde değişiklikler yaparak bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Aynı zamanda bu dönemde vücudumuz üşümeye başladığı için daha çok karbonhidratlı besinler veya yüksek enerji veren yüksek kalorili besinlere yöneliyoruz. Bu şekilde hareket ettiğimiz için de bu kez kilo artışımız oluyor ve bağışıklık sistemimiz yavaşlıyor.

Bağışıklığımızı güçlendirmek için hangi gıdaları tüketmemiz gerekiyor?

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için öncelikle protein ağırlıklı beslenmeliyiz. Proteinler bu süreçte çok önemli. İki tıp protein bulunmaktadır; biri hayvansal kaynaklı, diğeri ise bitkisel kaynaklı. Hayvansal kaynaklı proteinler et, süt, tavuk, balık gibi gıdalar. Bitkisel kaynaklı proteinler ise ceviz, fındık, badem, kuru fasülye, nohut, barbunya gibi baklagilleri de kış döneminde öğünlerimize eklememiz gerekiyor. Diğer faktör ise bu süreçte çok önemli olan C vitaminidir. Portakal, mandalina, greyfurt gibi turunçgiller başta olmak üzere yeşil yapraklı sebzelerde C vitamini bulunmaktadır. Ayrıca kapya biberin de C vitamini oranı oldukça yüksektir. D vitamini en fazla güneşten alınan bir vitamin fakat kış aylarında D vitamininden pek fazla faydalanamıyoruz. Bağışıklığımızın güçlenmesi için en önemli faktörlerden biri olan D vitamini somon balığı ve sütte de bulunmaktadır. Ayrıca omega 3 de bağışıklığımızı arttırmaya destektir. Özellikle balık sezonunun açıldığı kış aylarında haftada 2-3 kere balık tüketilmesi gerekir. Aynı şekilde ceviz de omega 3 içerdiği için ceviz de tüketilebilir.

Kış aylarında metabolizma yavaşlar. Metabolizmayı hızlandırmak için neler tüketmek gerekir?

Beslenmemizi düzeltmemiz gerekir. Sağlıklı beslenebilmek adına bizim bir örnek tabak modelimiz bulunuyor. Örnek tabak tabağın yarısını sebzelerden diğer yarısı ise protein ve karbonhidrattan oluşması demektir. Beslenme alışkanlığımızı değiştirerek sık sık ve az az yememiz gerekiyor. Metabolizmamızı bir makine gibi düşünün. Ne kadar çok çalıştırırsanız o kadar çok verim alırsınız. Bu sebeple beslenme bu noktada şart. Bir ikincisi ise su tüketimi. Kış aylarında maalesef havaların soğumasıyla beraber su tüketimimiz azalıyor ve daha çok sıcak içecekler tüketmeye başlıyoruz. Fakat bunlar su yerine geçmiyor. Bu sebeple günde en az 2-2,5 litre hatta çıkabiliyorsak 3 litreye kadar su tüketmeliyiz. Kış aylarında maalesef havanın soğumasıyla beraber dışarı çıkamadığımız için fiziksel aktivitemiz azalıyor. Fakat evde de ufak tefek hareketler yaparak hareket etmiş olmak bu noktada oldukça önemli. Eğer bir kişinin halsizliği, uykusuzluğu, hazımsızlık ve kabızlık gibi problemleri varsa zayıf bir metabolizması olduğunu söyleyebiliriz. Diğer yandan metabolizmayı hızlandırmak için yeşil çay tüketilmelidir. Fakat bitki çaylarında sınırlı bir tüketim gerekir, önerdiğimiz miktar günde iki fincandır. İkincisi kahve, kafein içerdiği için metabolizmamızı ciddi anlamda hızlandırır ve özellikle kilo kontrolünde de bize yardımcı olarak uzun süre tokluk hissi verir. Günde iki fincanı geçmeyecek şekilde Türk kahvesi ve filtre kahve tüketilebilir. Kremaları kahveleri vücutta yağa dönüştüğü için tercih etmiyoruz. Onun dışında proteinler çok önemli. Beslenme programımıza et, balık, süt ve yumurtayı dahil etmemiz gerekiyor. Posa bizim için çok önemli, sebze, meyve, tahıl, yulaf gibi posa içeriği yüksek besinleri de tüketmemiz gerekiyor. Acı biber de aynı şekilde metabolizmayı hızlandıran besinlerin en başında geliyor.

Farklı renklerde sebze ve meyve tüketmenin faydaları nelerdir?

Türkiye beslenme anlamında her şeyi bulabildiğimiz inanılmaz bir ülke. Beslenmede her rengin bizim vücudumuz için farklı etkileri var.

Beyaz gıdalar bizi viral bakteri ve enfeksiyonlara karşı koruyor. Kansere karşı koruyucu özelliği var. Soğan, sarımsak, karnabahar gibi sebzeler beyaz gıdalar grubuna giriyor. Bunları kış aylarında çok rahatlıkla tüketebiliriz. Hatta bu gıdalar doğal antibiyotik olarak da geçer.

Mor sebze ve meyvelere bakacak olursa bunları da gençlik aşısı olarak tabir etmemiz mümkündür. Erik, patlıcan, böğürtlen gibi sebze ve meyveler mor kategorisine giriyor. Ciddi anlamda kalp koruyucu bir etkisi var, diğer yandan da dolaşım sistemimize olumlu bir etkisi mevcut. Varisi olan kişiler bu gıdaları tüketirse kan akışını hızlandırıcı bir etkisi olduğu için varisi de tedavi edici özelliktedir.

Turunçgiller ise bizim bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yardımcı oluyor. Havuç ve tatlı patatesi de beslenme programımıza eklememiz gerekiyor. Tek tip beslenmememiz gerekiyor, besin çeşitliği ile vücudumuza gerekli olan minarel ve vitamini almamız gerekiyor.

Hangi besin daha çok neye iyi geliyor? Hangi besini ne oranda tüketmeliyiz?

Elma; bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Posa içeriği yüksek olduğu için özellikle kabızlık problemi yaşayan kişiler tüketmelidir. Kolesterolü düşürmeye etkisi vardır, özellikle kas ve eklem ağrılarında iyileştirici etkisi bulunmaktadır.

Kereviz; kemik ve kas iskeletimiz için faydalıdır. Ağrılarımızın giderilmesine yardımcı olur.

Nar; kalp sağlığımız için kan yapıcı özelliği bulunur. Dolaşım sistemimiz için de nar oldukça faydalıdır ve kış mevsiminde çok fazla tükettiğimiz bir meyvedir.

Zencefil; mide rahatsızlıklarında, sindirim problemlerinde, hazımsızlık, gaz şikayeti gibi durumlarda çok faydalıdır. Aynı zamanda gribal enfeksiyonlara karşı da koruyucu özelliği bulunur.

Greyfurt; kış mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden biridir. Göğüs sağlığımız ve lenf dokumuz için koruyucu özelliği vardır.

Tatlı patates; özellikle pankreas kanseri tedavisinde iyileştirici özelliği bulunur ve şeker hastalarının insülini dengelemesinde yardımcı olur. Özellikle şeker hastaları normal patatesi tüketemez çünkü kan basıncını hızlı yükseltir ve hızlı düşürür. Tatlı patateste tam tersi bir durum söz konusudur.

Avokado; özellikle kadınların hormonlarını iyileştirici özelliği vardır. Doğum sonrası kilolarımızı azaltmamıza yardımcı olur. Özellikle gebelik döneminde bebeğin beyin gelişimini destekler. Aynı zamanda lif oranı yüksektir. Uzun bir süre tokluk hissi verir.

Kuru fasülye; böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcıdır.

Ceviz; beyin fonksiyonlarının düzenli çalışmasına yardımcı olur. Yüksek oranda omega 3 içerir. İki bütün ceviz ara öğün olarak gün içinde tüketilebilir.

Üzüm; kan canlandırıcı özelliği bulunur ve kalp sağlığımız için önemli bir meyvedir.

Domates; kan ve kalp sağlığımız için çok önemlidir.

Karpuz; böbrekteki kumu temizlemeye yardımcıdır. Su içeriği en yüksek meyvelerden bir tanesidir. %95 oranında su içerdiği için özellikle yaz aylarında susuzluk ihtiyacımızı gidermeye yardımcı olur.

Enginar; karaciğer dostu olarak bilinir. Karaciğer fonksiyonlarının düzenlenmesinde ve karaciğer yağlanmasının önlenmesinde önemli bir faktördür.

Soğan; vücut hücrelerinde artık maddelerin temizlenmesinde yardımcıdır. Doğal antibiyotik olarak bilinir. Kemik ve diş sağlığına da olumlu etkileri vardır.

Havuç; göz, cilt ve diş sağlığımız için önemli bir besindir. Özellikle kataraktın ilerlemesini önlemede aktif rol oynar. Fakat şeker hastalarının içerdiği şeker oranından ötürü havucu belirli ölçüde tüketmesi gerekmektedir.

Sarımsak; doğal antibiyotik olarak bilinir. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcıdır. Ödem söktürücüdür ve vücuttaki kireçlenmeler için tüketilmesi gerekmektedir.

Et, tavuk, balık ve kırmızı et; balık; içerdiği omega 3 ‘ten ötürü kötü kolesterolü düşürür ve iyi kolesterolü yükseltir. Kandaki serbeste yağların düşürülmesine de yardımcı olur. Haftada 2-3 kez tüketilmelidir. Kırmızı et; çinko ve demir içeriği yüksektir. Özellikle kansızlığı olan kişilerin kırmızı et tüketimini arttırması gerekmektedir. Tavuk; protein içeriği yüksektir. Bağışıklık sistemimizin güçlenmesi için tavuğu mutlaka beslenme düzenimize dahil etmek gerekir. Ayrıca kilo kontrolü döneminde olan kişilerin yüksek proteine ihtiyacı oldukları için tavuk tüketmeleri gerekir.

Süt ve süt ürünleri; özellikle kalsiyum ve protein açısından çok zengindirler. Kas ve kemik sağlığımız için çok önemlidir. B12, fosfor ve magnezyum açısından da zengindirler.

START TYPING AND PRESS ENTER TO SEARCH